Sekiz yaşından beri kemik veremi çeken ve hastanelerde büyümüş olan, on beş yaşındaki son derece duyarlı bir gençtir. Bacağındaki yedi yıllık hastalık tüm çocukluğunu ve kişiliğini şekillendirmiştir. Erenköy'deki uzaktan akrabası Paşa'nın kızı Nüzhet'e umutsuzca aşıktır. Hastanenin karanlık, korkunç gerçekliği ile köşkün neşeli, yalanlarla dolu dünyası arasında gidip gelir. En sonunda bacağını kaybetme tehlikesiyle 'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'na yatarak insanlardan tamamen yalıtılır.
Küçüklüğünden beri annesiyle birlikte kenar bir mahallede yoksulluk içinde yaşamaktadır. Hayatı hastanelerde, poliklinik dehlizlerinde ve ameliyat masalarında geçmiştir. Bu fiziksel acı ve izole yaşam, onu yaşıtlarından çok önce büyütmüş ve aşırı kırılgan ama ruhsal açıdan dirençli bir insan haline getirmiştir.
Rengi uçuk, zayıf, sararmış belli belirsiz bir yüz. Sık sık terliyor, acıdan yanakları çökük. Yürürken baston kullanmayı inatla reddetse de zamanla koltuk değneğine mahkum oluyor.
Anne
Istırabını derinden paylaşan yegane sığınağı.
Paşa
Baba figürü olarak başlayıp hastalık ve evlilik meseleleriyle yollarının ayrıldığı akrabası.
Yenge
Aşkının önündeki en büyük toplumsal engel ve kendisinden iğrenen düşmanı.
Nüzhet
Ulaşılamaz aşkı; hem yaşama sevinci hem de en büyük ruhsal yarası.
Doktor Ragıp
Haset ettiği ve entelektüel olarak ezmeye çalıştığı romantik rakibi.