Şirketin eski bir daktilosudur ve kötü yollara düşmenin eşiğinden babasının şirket müdürü Muzaffer'den kopardığı tazminat ve yardımlarla sıyrıldığı sanılıp sonunda Şevket ile evlendirilir. Fakat eve gelin geldiği günden itibaren evi darmadağın eder. Sosyete hayatı, davetler, lüks ve gösteriş hastalığıyla Şevket'in kanını emer. Onun masraflarına yetişmek için hırsızlık yapıp hapse giren kocasını zerrece acımadan terk edip gider. Roman boyunca ahlaksız, parazit ve yozlaşmış modernizasyonun aileye sızan mikrobu rolündedir.
Genç yaşta babasını kaybetmiş, cahil annesiyle büyük zorluklar çekmiş ancak daktilo öğrendikten sonra çalıştığı şirkette müdür (Muzaffer) dâhil ahlaksız serüvenlere girmiştir.
Dikkat çekici derecede süslü, aşırı boyalı yüz, dekolteli ve gösterişli kıyafetleri sever. Kırıtkan ve her zaman başkalarının ilgisini çekmeye odaklanmış kokoş bir görüntüye sahip.
Şevket
Onun için sadece arzularını karşılayacak bir kaynaktır; hapse girmesiyle bağını koparır.
Ali Rıza Bey
Eski devir kalıntısı, yok hükmünde gördüğü sünepe bir moruk olarak bakar.
Hayriye Hanım
Kendisine mutfakta hizmet eden, bazen şirretleştiğinde kontrol altına aldığı bir ayakçıdır.