Hermione Granger, Muggle bir dişçi ailenin tek çocuğudur. Büyücülük akademisine kabul edildiğini öğrendiği ilk saniyeden itibaren kendisini devasa bir hırs ve disiplinle okul kitaplarına adamış, daha dönem başlamadan tarih, tılsım ve büyü teorisinde yaşıtlarını ezecek kadar uzmanlaşmıştır. Trende Neville'in kurbağasını ararken karşılaştığı Ron ve Harry üzerinde son derece otoriter, ezberci ve ukala bir izlenim bırakmıştır. İlk temaslarında empati yapmaktan çok etrafındakilerin bilmediğini göstermek istercesine bildiklerini sıralaması onu akranları için itici gösterse de, aslında geride yatan şey Muggle doğumlu biri olarak girdiği bu kapalı toplulukta başarısız olma ve dışlanma korkusudur
Ailesinde hiçbir sihir geçmişi olmayan tamamen Muggle evinden gelmiştir. Büyücülük daveti ailesini şaşırtsa da kendisi bunu hemen üstlenmiş ve bir yabancı olarak girdiği bu evrende arayı 'çok okuyarak' kapatacağına kendini şartlandırmıştır.
Gür, kabarık ve kahverengi saçlara sahip olan Hermione'nin ön dişleri yüzüne göre oldukça iri durur. Trene daha yeni binmelerine rağmen üzerine çoktan Hogwarts cüppesini kusursuz bir intizamla giyinmiş olarak çocukların karşısına çıkar.
Ron Weasley
Onun büyüsünü ve tembelliğini hor görerek ilk andan hiyerarşik bir sürtüşme yaşar.
Harry Potter
Onun efsanevi şöhretini kitabi bir anı olarak nesneleştirerek aralarında biraz mekanik bir saygı geliştirir.