Ahmet Cemil'in okuldan beri can yoldaşı olan Hüseyin Nazmi, Mülkiye kökenli, zengin bir aileden gelen modern ve elit bir gençtir. Mir'at-ı Şuûn veya Gencîne-i Edeb gibi yayınlarda yeni edebiyata öncülük eden şiirler yazar. Hariciye Nazırlığına yönelmiş bir kariyeri olup, hayatında hiç maddi zorluk yaşamadığı için edebiyatla sadece bir beyefendi estetik zevki olarak ilgilenir. Fransız klasikleri ve yenilikçi edebi akımlarla dolu geniş bir kütüphanesi vardır. Ahmet Cemil'in aksine, halkın veya bayağı yazarların alaylarına, dedikodularına aldırmaz, bunları üstten bir gülüşle geçiştirir. Şık köşkünde, dostuna sığınak sağlarken bir yanda da sahip olduğu tasasız hayatla Ahmet Cemil'in yüreğindeki talihsizlik duygusunu ister istemez körükler.
Köklü, mevkii sahibi ve zengin bir babanın oğludur. Çocukluğu refah içinde geçmiştir. Hayat, onu hiçbir zaman çalışmaya ya da geçim derdine zorlamamıştır. Bu konforu onun zihnini yalnızca sanatsal üretime ve batı kültürünü benimsemeye yöneltmiş, hayata filozofik ve sakin bir gözle bakmasını sağlamıştır.
Ahmet Cemil ile aynı yaşlarda (22), siyah, sert saçlarının altında zayıfça ancak düzgün hatlı bir yüzü vardır. Yeni ince bıyıkları ve her zaman özenli, zarif giyimi vardır. Dışarıdan bakıldığında temiz, elit ve entelektüel duruşu hemen fark edilir.
Raci
Varlığını hiç sayarak zekâsıyla ezdiği, kaale almadığı sıradan adam.
Lamia
Şımarttığı, üzerine titrediği kız kardeşi.
Ahmet Cemil
Ruhsal olarak tam zıttı olsa da birbirlerini edebi olarak mükemmel tamamladıkları aziz dostu.