Hüseyin Nazmi'nin küçük kız kardeşi. Eser boyunca Ahmet Cemil'in uzaktan uzağa taptığı gizli ilham perisidir. Çok küçük yaştan beri Ahmet Cemil ile olan etkileşimleri onun şımarık, özgür ve nazlı bir burjuva kızı olarak büyümesini yansıtır. Zenginliğin, kaygısızlığın ve pür estetiğin (Mai'nin) dişi bir timsalidir. Piyano çalar, Avrupa kültürüyle büyür. Ahmet Cemil kendi fakirliğinden dolayı onu asla kendine layık görmediği için, kıza beslediği sevdada sürekli bir eziklik hisseder. Roman boyunca Ahmet Cemil için ulaşılmaz hayallerin vücut bulmuş sembolüdür.
Nazmi ailesinin köşklerinde el bebek gül bebek büyütülmüş, Fransız usulü hocalar ve dadılar arasında sanatsal bir formasyondan geçmiş; babasının nüfuzu ve servetinin şemsiyesinde rüzgârdan korunmuş bir kız çocuğudur.
Henüz on beş yaşlarında, tomurcuklanan bir genç kız güzelliğine sahip, kıvırcık gür siyah saçları olan, omuzları ve yapısı zarif, potinlerinden şemsiyesine kadar Paris modasını yansıtan (örneğin siyah güderi eldivenler, ince tüller) büyüleyici bir silüeti vardır.
Ahmet Cemil
Karşısında bazen çekinip bazen nazlandığı, içindeki ateşten pek haberi olmadığı usta şair misafiri.
Hüseyin Nazmi
Üstüne titreyen, sevgiyle bağlı olduğu saygın ağabeyi.