İngiltere'den gelip Asmalımescit Sokağı'na yerleşen, ciddi, çok varlıklı ve oldukça kibar bir İngiliz aile babası dır. Râkım'ı büyük kızı Can (Jane) ve küçük kızı Margaret için Türkçe öğretmeni olarak işe alır. Ailece Râkım'ın ahlakına ve beyefendiliğine büyülenirler. Râkım'ın şansını ya da emeğini hiçbir zaman hafife almaz, onu kendi çevresindeki İngilizler, Frenkler ve mirasyedilerden yüksekte tutar. Kızı Can'ın verem raddesine kadar gelen platonik aşkında, Râkım'ın asil tutumunu ve Canan ile olan vaziyetini öğrenince gerçeği metanetle kabul eder, Râkım'ın dürüstlüğünü 'en asil duygu' olarak şereflendirir.
Küçük bir mirastan başlayıp azimle beş yüz bin sterlin kazanıp emekliliğini yaşamaya İstanbul'a gelmiş soylu olmayan ama çalışkan bir sınıf mensubudur.
Avrupalı zengin bir tüccar görünümü, saygın ve düzenli beyefendi tarzında tarif edilir (Geniş tasvir yoktur ancak kibar kıyafetlidir).
Felâtun Bey
Misafirlikteki tuhaflıkları (mayonez) nedeniyle bir soytarı olduğunu anladığı değersiz adam.
Râkım Efendi
Ahlaki yüksekliğinden dolayı servetini dahi vereceği öğrencisi/çalışanı.