O'Brien, Okyanusya'nın mutlak hakimi olan İç Parti'nin gizemli, güçlü ve üst düzey bir despot yöneticisidir. Romanın başlarında Winston tarafından efsanevi gizli örgüt Kardeşlik'in bir parçası, bir isyan umudu olarak tasavvur edilir. Büyük ve güven veren cüssesi, gözlüğünü takışındaki eskiçağlara ait nezaketiyle Winston'ı felsefi bir bağ içine çeker. Oysa O'Brien'ın asıl görevi isyancıları tuzağa düşürmek, tespit etmek ve onları Sevgi Bakanlığındaki zindanlarda işkence ile ufalayarak yeniden Parti'nin ayrılmaz bir hücresi haline getirmektir. O'Brien sadece Winston'ı kandırmakla kalmamış; onu 7 yıl boyunca sessizce izlemiş, psikolojisini incelemiş ve tam olarak onun anlayacağı bir dilde sahte kurtuluşu ona sunmuştur. Zindanlarda Winston'ın düşüncelerini çürüterek ona bedensel ağrılar verirken bile Winston'ın saygısını yitirmez. Gücün salt güç için istendiğini, geleceğin ebediyen bir insan yüzünü ezen bir postal olduğunu anlatırken korkunç bir Çiftdüşün ustasıdır.
O'Brien'ın geçmişi ve Parti'ye nasıl bu kadar sıkı şekilde entegre olduğu bir sırdır. Emmanuel Goldstein ile olan ilgisi, ona atfedilen kitabı kısmen kendi kelimeleriyle yazmış olmasındaki sahtekarlık yeteneği ve Parti'nin gücünü sonsuz kılmak için zihinsel ikilemleri (Çiftdüşün) aşmış devasa bir ideolog/cellat oluşu dışında sivil geçmişi hakkında metinde hiçbir şey bulunmaz.
İriyarı, sağlam yapılı, kalın boyunlu, suratı ablak, çirkin ama şaşırtıcı derecede uygar bir havası olan, kırk sekiz - elli yaşlarında bir İç Parti üyesidir. Gözlükleri ona on sekizinci yüzyıl soylularını andıran bir entelektüel asalet ve ciddiyet verir. İşkence odalarında yüzünün derisi sarkmış, torbalı ve kaba yorgun haliyle daha yaşlı ve korkunç görünür.
Julia
O'Brien için Julia sadece hedefe giden, felsefi derinlikten yoksun kolay bir isyancı kurmandır.
Winston Smith
O'Brien onu yedi yıl gözlemlemiş, ağa düşürmüş ve aklını santim santim kesip almıştır; o Winston'ın hem kâbusu hem de ona acıdan varoluş kanıtı veren çarpık yoldaşı olmuştur.