Romanın ana kahramanı ve siyah kaplı defterin yazarıdır. İlk başlarda Ankara'da bir bankada çalışan, dış dünyayla bağlantısını tamamen koparmış, herkesin ezdiği ve dalga geçtiği, içine kapanık sessiz bir adam olarak tanıtılır. Ancak kendi gizli defterinden öğrenilir ki, gençliğinde Almanya'da sabun yapım işini öğrenmek üzereyken aslında hayatını sanata, müzelere ve kitaplara adamıştır. Bir resim sergisinde gördüğü 'Kürk Mantolu Madonna' tablosuna ve ardından tablonun yaratıcısı Maria Puder'e derin bir tutkuyla bağlanır. Hayatında ilk kez yalnızlığından kurtulup ruhunu başka bir ruhla birleştirebilmişken, kaderin ağları ve kendi ürkek yanlış anlamaları yüzünden onu yitirir. Araya giren ölüm gerçeğiyle yüzleşmesinin ardından, geri kalan ömrünü sessiz bir kefaret, kendi içine gömülmüş bir canlı ölü olarak geçirir.
Havran, Balıkesir doğumludur. Babasının baskın ancak ilgisiz tavırları altında, çocukluğundan itibaren hayalci, duyarlı ve adeta gizlenmiş bir çocuk olarak büyümüştür. Gerçek dünya ile uyum sağlayamadığı için hayalinde okuduğu romanların karakterleriyle yaşar. Birinci Dünya Savaşı sonrası, 1920'lerin başlarında ticari amaçla Berlin'e gitmiş, fakat gerçek ruhunu orada, Maria Puder ile bulmuştur. Babasının ölümü üzerine alelacele Türkiye'ye dönmüş, parasızlığın ve iletişimsizliğin de etkisiyle Maria ile bağını yitirmiş ve zorunlu, ruhsuz bir evlilik yaparak ailesinin yükünü sırtlanmıştır.
Anlatıcının gözünden ilk göründüğünde: Kırlaşmış kısa saçlı, saçlarının tepesi açılmaya başlamış, sarı ve altları kırpılmış bıyıklı, küçük kulaklı, boynu kırışık dolu bir adamdır. Çerçeveli bağa gözlükler kullanır. Bakışlarında dünyadan uzak, yorgun fakat zaman zaman çocuksu bir saflık beliren ihtiyar veya vaktinden çok yaşlanmış bir adam portresi çizer. Parmakları uzun ve incedir.
Hamdi
Bankadaki liyakatsiz ancak hiyerarşik amiri; ondan içten içe istihfaf duyar.
Maria Puder
Hayatının merkezindeki, var oluşunu adadığı tek gerçek aşkı.
İsimsiz Anlatıcı
Son günlerinde kendisini anlayan ve defterini emanet ettiği tek dostu.