Romeo, saygın ve soylu Montague ailesinin tek oğludur. Oyunun başında Rosaline adında bir kıza duyduğu tek taraflı, melankolik aşkı yüzünden acı çeken, geceyle gündüzü birbirine karıştıran depresif bir ergen olarak tanıtılır. Arkadaşları Mercutio ve Benvolio'nun ısrarıyla gizlice katıldığı düşman kurumu Capulet'lerin balosunda Juliet'i gördüğü an gerçek aşkı bulur ve eski yüzeysel sevdasından anında sıyrılır. Hayatının merkezine Juliet'i koyarak iki ailenin kadim nefretini ve ölüm riskini hiçe sayar. Rahip Lawrence'ın hücresinde gizlice evlendikten kısa süre sonra, sokak kavgasına arabulucu olmak isterken can yoldaşı Mercutio'nun kalleşçe ölümüne sebep olan Tybalt'ı intikam hırsıyla öldürür. Bu eylemi onun Verona'dan sürülmesine ve sarmalın başlamasına yol açar. Mantua'da sürgündeyken aldığı yanlış haber sonucunda Juliet'in öldüğünü sanıp ucuza zehir satın alır ve sevgilisinin mezarında inandığı sevda uğruna intihar eder.
Montague'lerin yegane mirasçısı olarak iyi eğitim almış, asil zanaatları olan kılıç kullanmayı iyi bilen saygın bir gençtir. Verona sokaklarında kavgacı bir tip olmaktan çok, yalnız ve içine kapanık hayalleriyle bilinir. Sürekli ormanlarda gezip karanlıkta kalarak çevresini endişelendirmesi, aşk acısını nasıl derin yaşadığının bir kanıtıdır.
Genç, yakışıklı, çevik vücutlu ve soylu görünümlü bir delikanlı. İhtişamlı kılıcıyla ve asilzadelerin giyindiği özenli dönemsel giysiler içinde olduğu kadar, Dadı'nın deyişiyle bile 'bacakları bütün erkeklerden daha düzgün, nazik biri'dir.
Juliet
Hayatının güneşi, tapındığı mutlak sevi varlığı ve karısı.
Tybalt
Barışmak için çok çabaladığı fakat intikam için öldürdüğü zorunlu hasmı.
Mercutio
Zekasına ve gücüne hayran olduğu, onun kaybıyla katile dönüştüğü kan kardeşi.
Rahip Lawrence
Tavsiyelerine büyük ihtiyaç duyduğu ruhani kurtarıcısı.