Kaymakam Salâhattin Bey'in karısı, Muazzez'in annesidir. Taşra dedikodularında yaşayan, gösterişçi, lüks ve rahatlık düşkünü bir kadındır. Kocasının pısırık yapısını kullanarak evin mutlak hakimi olmuş; onu da evini de yaşanmaz hale getirmiştir. Başından beri eve sığıntı olarak giren Yusuf'tan tiksinmiş, onu kendi kızına laik görmemiştir. Muazzez'in geleceğini kendi rahatı doğrultusunda planlar; kızını parası için Şakir'e vermekte en ufak bir utanç duymaz. Kocasının ölümüyle tamamen dizginleri koparır ve taze bir dul gibi kasabanın zengin ortamlarında serbestçe gezer. Olaylar felakete dönerken en ufak bir vicdan muhasebesi yapmaz.
Nispeten genç yaşta kaymakamla evlendikten sonra statüsünü kasabalılar üstünde baskı ve kibir kurmak için kullanmış; fakat kocasının alkolikliği ve pasifliği nedeniyle hiçbir zaman hayalini kurduğu muhteşem metropol saygınlığına erişememiştir.
Şişmanca, yaşı ilerledikçe boyaya ve kınaya merak saran, süslü giyinmeyi seven, yorgun çehreli ama iğneleyici gözleri olan bir kadın.
Yusuf
Her zaman tiksintiyle yaklaştığı 'yabani' evlatlık.
Muazzez
Sevdiği ama bir yandan da kendi zenginliğini tasdik ettireceği piyon kızı.
Salâhattin Bey
Evliliği boyunca ezip pasifize ettiği ve sadece statü ve cüzdan olarak saygı (!) duyduğu kocası.
Şakir ve Çevresi
Daimi surette yanlarında yer almak istediği 'ideal' yüksek tabaka.