Devlet diyalogunun hem anlatıcısı hem de ana filozofudur. Bir dinî törenden dönerken Polemarkhos tarafından evine davet (ve hafifçe rehin) edilen Sokrates, gece boyunca şehrin aydınları, şairleri ve sofistleriyle adalet kavramı üzerine tarihin en büyük felsefi tartışmasını yürütür. Bütün iddiaları ince zekasıyla çürüterek felsefeyi spekülasyondan kurtarıp ahlaki ve ontolojik bir temele (İyi İdeası) oturtur. 'Devlet' ve 'Ruh' paralelliğini kurarak, felsefe (bilgelik), askeri güç (cesaret) ve üretim (ölçülülük) arasında bir denge yaratıp adaleti, her parçanın kendi işini kusursuz yapması olarak tanımlar. Filozof kral kavramı ve Mağara alegorisi onun bu akıl ve aydınlatma yolculuğunun zirvesidir.
Atina'nın alt tabakasından olsa da felsefi dehası sayesinde şehrin entelektüel çevrelerinde merkez figür haline gelmiştir. Gençleri doğru yoldan çıkardığı ve tanrılara inanmadığı gerekçesiyle Atina devleti tarafından idam edileceği gerçeği, onun 'yozlaşan devlette filozofun yeri yoktur' ve 'devlet filozofu kral yapmazsa kendi felaketini hazırlar' tezlerinin acı bir arka planı olarak okuyucunun zihnindedir.
Metin içerisinde çok fazla fiziksel betimlemesi yapılmasa da, antik aktarımlarda ve imalarda yaşça ilerlemiş, bedensel hazlardan ziyade zihinsel mükemmelliğe odaklandığından dış görünüşe ehemmiyet vermeyen, kel ve basık burunlu tipik mütevazı kıyafetler içinde bir bilge profili çizer.
Glaukon
En sevdiği düşünce ortağıdır; onu fikir üreterek cesaretlendirir.
Adeimantos
Pratik sorunları üzerinden tartışmayı toplum bilimine ve eğitime kaydırmasını sağlayan değerli yol göstericisidir.
Thrasymakhos
Güç gösterisini ciddiye almadığı, fikirlerini ustalıkla çökerttiği kinik bir sofisttir.