Guernsey doğumlu, eski bir denizci, marangoz ve yeni ufuklar peşinde koşan bir armatördür. Kendi dehasının ve cesaretinin bir ürünü olarak yaptığı La Durande adlı buharlı gemi, tüm Manş adalarının çekindiği bir makine olsa da ona büyük servet ve saygınlık kazandırmıştır. Evlenmek yerine kız kardeşi gibi sevdiği, yetim yeğeni Déruchette'i nazlı bir şekilde büyütmüştür. Rahiplerden nefret eden, ilerlemeye inanan, inatçı ancak çok iyi niyetli biridir. Clubin gemiyi kasıtlı olarak batırdığında ruhsal bir çöküş yaşar; makinenin kurtarılmasıyla adeta ölümden döner. Gilliatt'a verdiği sözü tutmak için diretse de, kızının aşkını öğrenince durumu kabul edecek erdeme sahiptir.
Küçük yaşlardan itibaren okyanusta tayfa olarak dünyayı turlamış, marangozluk, gabyacılık ve kaptanlık yapmış, denizi ve doğayı karış karış idrak etmiştir. 60 yaşlarında zengin olmuş ve en büyük projesi olan La Durande gemisini yapmıştır. Kendi hayatını yalnızca gemisine ve yeğeni Déruchette'e adamıştır.
Yelesi köpükten bir aslan ifadesi taşıyan, Antik Çağ heykellerini andıracak denli devasa, kır kır olmuş saçlara ve sağlam omuzlara sahip, kaba gemici kıyafetleri içindeki kaslı ihtiyar bir deniz kurdu.
Gilliatt
Gemisinin mucizesini gerçekleştiren kişi olduğu için onu kendi kanından bir kahraman olarak görür ve kutsar.
Déruchette
Ona bir narin bebek, bir kraliçe gibi saygı ve şefkat duyar. Mutluluğunun yegâne sembolüdür.
Sieur Clubin
Görünüşteki katı ilkeli tavrına aldanmış ve sarsılmaz şekilde güvenmişti.
Ebenezer Caudray
Ona karşı bir din adamı olduğu için peşin hükümlü bir iticilik besler ancak yine de nezaket sınırlarında tutar.