Naim Efendi'nin damadı ve Düyunu Umumiye müfettişlerindendir. Türklükten, Müslümanlıktan ve Doğu'ya ait her şeyden nefret eden, her yönüyle Fransızları taklit etmeye çalışan, köksüz ve alafranga bir burjuvadır. Evin idaresini eline aldıktan sonra, konaktaki her türlü eski eşyayı ve geleneği çöpe atmış, tamamen batı usulü bir hayat kurmuştur. Gözü doymayan ihtirası, züppeliği, çıkarcılığı ve en sonunda kayınpederini yüzüstü bırakıp Şişli'de yeni bir apartmana geçmesiyle, Cumhuriyet öncesi İstanbul burjuvazisinin en karikatürize ve itici yanlarını yansıtır.
Köklü bir ailenin ('kazasker soyu') oğlu olmasına rağmen, aldığı eğitim ve katıldığı Fransız çevreleri yüzünden öz benliğini tamamıyla reddetmiştir. Gençliğinde çıplak kadın resimleriyle dolu odasında bir Avrupa hayatı hayal etmiştir. İnkılaptan sonra konağın asıl hakimi olmuş ve her şeyi kendi alafranga standartlarına göre düzeltmiştir.
45 yaşlarında, kılık kıyafetine ve süsüne (Batı tarzı) fazlasıyla dikkat eden, ev içi kıyafeti olan robdöşambrla sık sık dolanan, zaman zaman yüzü pudralı ve kırpık bıyıklı züppe bir adam.
Cemil
Oğluyla benzer kafadadır, oğlunun yoz yaşantısını normal ve 'asri' bulur.
Seniha
Kızının serbest yetişmesini destekler, ta ki kızı skandal yaratıp 'haysiyetine' dokunana dek.
Naim Efendi
Ona varlığıyla tahammül edemez, konağı terk ederken faturayı ona çıkartıp ardına bakmaz.
Sekine Hanım
Ona zavallı ve şişman bir eşya muamelesi yapar, hiçbir fikrine değer vermez.