Silistre kalesi kuşatmasında Miralay (Albay) rütbesiyle en üst komutandır. Asıl adı Ahmed'dir. Namusunu korumak için rezil bir soylusunun oğlunu geberttiği için idama mahkum edilmiş, arkadaşı sayesinde firar etmiştir. Divan-ı harp kaçağı olduğu halde vatan savunmasından kaçmamak için rütbesiz er ('Sıdkı' adıyla) olarak orduya yeniden katılmış ve onca yıllık fedakarlığı sayesinde tekrar albaylığa yükselmiştir. Cephe boyunca sarsılmaz iradesini ve bilgeliğini gençlere aktarır. Yıllardır ölü bildiği ailesi sandığı kızla (Zekiye) cephede farkında olmadan karşılaşır.
Uzun yıllar önce, rütbeli gençlik günlerinde görev, nifak ve divan-ı harp üçgeninde mağdur edilmiştir. Bir askerin ailesini taciz eden rütbeliyi vurduğu için idama mahkumdur, ancak hapisten arkadaşı Ali Bey idareten onu kaçırmıştır. Kendisi savaş meydanlarına er olarak dönerken geride bıraktığı haremini (eşini) ve kızı Zekiye'yi tümüyle kaybetmiş, kalbini taşa çevirerek vatana adamıştır.
Savaş alanının tozuna dumana alışmış, vakur rütbeleriyle askeri otoritesini hissettiren, muhtemelen görece yaşlıca, ağırbaşlı, gür bıyıklı ve baba görünümlü bir Miralay.
Rüstem Bey
Sırrına muktedir olan ama kardeş bildiği silah arkadaşı.
İslâm Bey
Adeta kendi gençliğini gördüğü delişmen ve korkusuz kahraman yoldaşı.
Zekiye Hanım
Evladı olduğuna bihaber büyük bir şefkat beslediği savunmasız gördüğü çocuk asker.