
Charles Dickens
Charles Dickens tarafından yazılan Oliver Twist, 19. yüzyıl İngiltere'sinde yoksulluk, adaletsizlik ve suç dünyası içinde hayatta kalmaya çalışan bir yetimin hikayesini anlatan klasik bir klasik romandır. Saf ve iyi kalpli karakterin yeraltı çetelerinden kurtulup gerçek ailesini bulma serüvenini konu alır.
Doğuştan temiz ve iyi niyetli bir öksüz olan Oliver'ın, etrafını saran acımasız yetişkinlerin ve karanlık suç dünyasının onu kendi seviyelerine çekip yozlaştırma çabalarına karşı ruhunu, bedenini ve masumiyetini koruyabilme mücadelesidir.
İngiltere; taşradaki kasvetli düşkünler evi, Soverberi'nin eski cenaze dükkânı, Londra'nın tehlikeli ve pis arka sokakları, Fagin'in gizli inleri ve Bay Branlo ile Meyli ailesinin huzur dolu, temiz evleri.
19. Yüzyıl ortaları (Viktorya Dönemi İngiltere'si)
Baskıcı, çaresiz ve karanlık bir sefalet ortamı ile başlayan hikâye; okuyucuya yoksulluğun, açlığın ve hırsızlığın soğuk gerçekliğini sunar. Ancak olaylar geliştikçe bu karanlık atmosfer, şefkat, aile sıcaklığı ve ilahi adaletin tecelli ettiği daha umut dolu ve aydınlık bir yapıya evrilir.
Her şeyi bilen (omniscient) üçüncü tekil şahıs anlatıcı. Sıklıkla olayları ironik ve toplumsal eleştiri içeren acı bir dille okura aktarırken, masum karakterlere (özellikle Oliver'a) karşı derin bir şefkat ve acıma duygusu yansıtır.
Viktorya dönemi değerlerine göre işleyen acımasız bir sistem mevcuttur. Yetimler ve fakirler düşkünler evlerinde yarı aç şekilde köle gibi çalıştırılır. Suç dünyası kendi içinde kuralları olan, yalan ve ihanetin olağan karşılandığı bir yerdir. Buna zıt olarak iyi niyetli burjuvalar (örneğin Bay Branlo) masum fakirlere lütufkâr bir şekilde yardım ederler.
Sanayi devrimi sonrasında artan sefaletle birlikte devlet tarafından kurulan Düşkünler Evi (Workhouse) sistemi eleştirilir. Sistem, yoksulları terbiye etme kisvesi altında onları açlığa terk etmekte, bu da çocukları sokaktaki suç şebekelerinin (yankesicilik çetelerinin) kucağına itmektedir.
Kişiler çember üzerinde eşit aralıklarla dizilir; çizgilere tıklayarak ilişki türü ve dinamiğini okuyabilirsiniz.
Bir çizgiye tıklayarak ilişki detayını açın.
Fagin görünüşte sevecen kalarak Oliver'ı kendi çıkarları için hırsız yapmaya çalışır. Oliver ondan hem ölümüne korkar hem de başlangıçta masumiyeti nedeniyle oyunlarını tam anlayamaz.
Fagin, Oliver'ı günlerce kilitli tutup yalanlarla dolu korkunç hırsızlık hikâyeleri anlatarak çocuğun ahlaki zeminini yıkmaya çalışır.
Bay Branlo, Oliver'a acıyıp onu suç dünyasından kurtaran, onu besleyip güven ve eğitim veren mutlak bir iyilik sembolüdür. Oliver ona sonsuz minnet ve itaatsiz edemeyeceği kadar büyük bir sevgi duyar.
Bay Branlo, kendi cebinden parasını çaldığı sanılan çocuğu acıyıp yatağına yatırır ve onu evladı gibi eğitmeye başlar.
Nensi, Sikes'a derin bir çaresizlikle bağlıdır; Sayks ise onu sadece bir araç olarak gören acımasız ve gaddar bir partnerdir. Aralarındaki güç dengesi tamamen Sayks'ın fiziksel ve psikolojik şiddetiyle kuruludur.
Sayks, Nensi'nin Bay Branlo ile konuştuğunu öğrendiğinde hiç tereddüt etmeden tabancasının kabzasıyla ona vurarak onu acımasızca öldürür.
İkisi de birbirinden şüphe duyan ancak kirli işler için birbirlerine muhtaç olan suçlulardır. Fagin hile ve akılla iş yaparken, Sayks kaba kuvvet ve şiddeti temsil eder.
Fagin ve Sayks, gizlice yağmalayacakları evi planlarken ve çocukları tehlikeye atarken aralarında sadece paraya dayalı, soğuk ve tehditkâr bir ilişki göze çarpar.
Nensi başlarda Oliver'ı zorla suç çetesine geri getiren kişidir fakat çocuğun masumiyetini kendi kayıp çocukluğu gibi görür ve ruhunda bir uyanış yaşayarak onu ne pahasına olursa olsun kurtarmaya karar verir.
Nensi, hayatını tehlikeye atıp gizlice Bay Branlo'nun yanına gider ve çetenin Oliver üzerindeki kirli tezgahını anlatarak çocuğun kurtuluşunu sağlar.
Bambıl otoritesini fakirler üzerinde psikolojik ve fiziksel bir kılıç gibi kullanır. Oliver için düşkünler evindeki kâbusun ve korkunun bedenleşmiş hâlidir.
Oliver birazcık daha lapa istediği için Bay Bambıl bunu devasa bir şuçmuş gibi görüp onu günlerce karanlık odada hapseder ve cenazeciye kiralık verir.
Monks mirası ele geçirmek için kardeşi Oliver'ın itibarını yok etmek ve onu hapse attırmak isterken; Oliver başlangıçta bu karanlık kişinin kim olduğundan ve aralarındaki kan bağından tamamen habersizdir.
Monks, Oliver'ın geçmişine dair kanıt sağlayan madalyonu sırf gerçek duyulmasın diye satın alıp nehre fırlatır.
Cenaze evinde Noa, kendi ezilmişliğini ve komplekslerini kendinden daha küçük ve çaresiz olan Oliver'ı aşağılayarak gidermeye çalışır. Ancak sınır aşıldığında zayıf Oliver isyan eder.
Noa, Oliver'ın ölü annesine kötü kadın diye hakaret ettiğinde Oliver inanılmaz bir güçle Noa'nın boğazına sarılıp onu yere devirir.
Grimwig karamsar, şüpheci ve insan doğasına inancı zayıf bir karakterken, Brownlow iyimser ve güvenilirdir. Aralarındaki çekişme her zaman tatlı sert bir iddialaşma şeklindedir.
Oliver kitapları götürmeye çıktığında Grimvig çocuğun paralarla kaçacağını ve bir daha dönmeyeceğini iddia edip, eğer dönerse kendi ellerini keseceğini söyler.
Jack kendine güvenli ve rahat tavırlarıyla yorgun Oliver'a bir nevi hamilik yapar; onu besler ve barınak vadederek doğrudan kurdun ağzına, Fagin'e götürür.
Jack, Londra'ya giden aç Oliver'ı bulup onu ekmekle doyurur ve 'sana parasız yatacak yer verecek meşhur bir bey' diyerek Fagin'e teslim eder.