Zavallı Çocuk — 4 karakter
Ata Bey
19 yaşında, tıbbiye (tıp fakültesi) onuncu sınıfında okuyan idealist, başarılı ve kimsesiz bir gençtir. Halil Beylerin evinde, Şefika ile birlikte büyümüş, okulda birincilik elde ederek parlak bir doktor olma, hatta saray hekimi olma yolunda ilerlemektedir. Bütün bu başarılarının tek motivasyonu sevdiği kadın olan Şefika'dır. Onun hastalandığını ve zorla evlendirildiğini duyduğunda modern tıbbın ve bilimin bile ona yardım edemeyeceği bir noktaya savrulur. Şefika'nın ölümünü bir türlü kabul edemez ve dünyevi başarıların tümünü elinin tersiyle iterek eczaneden zehir getirtir. Şefika öldüğünde onun yanında, kendi arzusuyla, aşkı uğruna sonsuzluğa yürür.
Halil Bey
Şefika'nın babası, eskiden çok zengin olduğu anlaşılan ancak yaşadığı maddi düşüş sonucu sarraflara 500 kese borçlanıp iflas etmiş yaşlı, yorgun ve hapse atılma korkusu yaşayan bir beyefendidir. Olayların gidişatının farkındadır; kızının Ata'ya olan meylini sezer, genç kızı 38 yaşındaki bir adama satarcasına vermekten derin bir vicdani utanç duyar. Ancak iradesi zayıftır. Karısı Tahire'nin kurduğu mantıklı argümanlara (borçlu birinin hapse girmesi riski) yenik düşer ve aile içindeki tüm aktif kararları ona bırakıp pasiflikle kendini avutur. Yaşanan felaketin kökenini hazırlayan maddi ihmalkârlığın sahibidir.
Şefika Hanım
Namık Kemal'in dramaturjik evreninde masumiyetin, gençliğin ve saf aşkın trajik bir kurbanı olarak resmedilen 14 yaşında bir genç kızdır. Amcazadesi/ailenin manevi evladı Ata ile kardeş gibi büyümüş olmalarına rağmen zamanla ona karşı derin, romantik bir aşk beslemeye başlar. Ailesi büyük bir borç batağında olduğu için annesinin baskıları sonucunda, 38 yaşındaki zengin bir paşa ile evlenmeyi sırf babası hapse girmesin diye kabul eder. Ata'nın üzülmesini engellemek adına bu evlilik haberini ondan gizler ve acısını içine atar. Bu devasa psikolojik çöküntü ve hüzün hızla vereme (tüberküloz) dönüşerek yirmi beş gün içinde sağlığını tüketir. Hikâyenin sonunda Ata ile birbirlerine aşklarını itiraf edemeden öleceği korkusunu yaşar, nihayetinde sevdiğinin kollarında dünyevi dertlerinden soyutlanarak can verir.
Tahire Hanım
Şefika'nın annesi olan Tahire Hanım, Tanzimat dönemi geçiş toplumunda geleneksel pratikleri, sınıf çıkarlarını ve yozlaşan ekonominin ebeveynler üzerindeki acımasız basıncını temsil eder. Eski refahını yitirmiş ve ayda iki bin kuruşla geçinmeye mahkum olmuş aileyi kurtarmanın ve kocasının beş yüz kese borcu dolayısıyla sarrafın varisleri tarafından hapse atılmasını önlemenin tek yolu olarak, güzel ve genç kızı Şefika'yı kendisinden 24 yaş büyük bir paşaya peşkeş çekmeyi tercih eder. Ata'nın öksüz ve basit bir öğrenci olması ona göre kızı için uygunsuzdur. Romantik hislere inanmaz; ona göre aşk, saygı duyulan saygın bir nikahtan, iyi yaşantıdan sonra mecburen gelen bir uydurmadır.