İnce Memed — 12 karakter
Abdi Ağa
Dikenlidüzü'ndeki beş köyün mutlak hakimi olan ağadır. Toprakların gerçekte kime ait olduğunu umursamadan, köylüleri yarı köle gibi çalıştırır ve emeğin neredeyse tamamına el koyar. Memed'in isyanıyla gücünün sarsıldığını gören Abdi, Memed'i yok edebilmek için her türlü entrikayı kullanır; candarmayı, Ali Safa'yı ve diğer eşkıyaları Memed'in üstüne salar. Korkak yapısına rağmen acımasızlığından ödün vermez.
Ali Safa Bey
Kasabanın ve köylerin topraklarını modern yolları, hileyi ve yasaları araç ederek gasp eden en güçlü derebeylerinden biridir. İstanbul'da bir süre eğitim aldıktan sonra bölgeye dönmüş, Avukat kimliği ve zenginliği aracılığıyla devleti de etkiler hale gelmiştir. Abdi Ağa'yı kendi stratejileri doğrultusunda maşa olarak kullanır, Memed gibi bir asinin varlığı onu çok rahatsız eder.
Cabbar
Deli Durdu'nun eziyetlerinden bunalıp Memed ile birlikte ayrılan eşkıya. Memed'in sağ koludur. Deneyimli, aklı başında ve pratik zekalıdır. Eşkıyalığın sadece bir soygundan ibaret olmadığını, Memed'in ruhundaki destansı yüceliği sezinler.
Deli Durdu
Toroslar'da adı efsaneleşmiş bir eşkıya reisidir. Adam soyarken onları çırılçıplak bırakma huyuyla tanınır. Başlangıçta Memed bu çeteye sığınır fakat zamanla Durdu'nun ideolojiden uzak salt gaspa, zulme ve şovmenliğe dayalı yapısından tiksinir. Sonunda fakir bir köylüye yaptığı eziyet nedeniyle Memed'le çatışıp ayrılır.
Döne
İnce Memed'in dul annesidir. Uzun yıllar Abdi Ağa'nın tarlasında sefalet içinde çalışmış, bütün emeği sömürülmüştür. Memed ormana ilk kaçtığında onu geri getiren kişi olmuştur çünkü Ağa'nın gazabından çok korkmaktadır. Ancak en sonunda oğlunun davasının haklılığını anlar.
Hatçe
Memed'in kalbini verdiği ve Dikenlidüzü'nün kurallarını yıkarak birlikte kaçtığı genç kızdır. Kaçışları sırasında gerçekleşen silahlı çarpışmanın ardından candarmalar tarafından esir alınır ve 'katil' suçlamasıyla iftiraya uğrayarak hapishaneye atılır. Orada büyük acılar çekerken Iraz ile tanışıp ondan destek görmüş, hamileliği sırasında dayanma gücü bulmuştur.
İnce Memed
Dikenlidüzü'nün Değirmenoluk köyünde, anası Döne ile birlikte Abdi Ağa'nın tarlalarında boğaz tokluğuna çalışan yetim bir köylü çocuğudur. Abdi Ağa'nın baskılarına dayanamayarak çocuk yaşta köyden kaçar ancak dönmek zorunda kalır. Büyüdüğünde sevdalısı Hatçe'nin zorla başkasına nişanlanması üzerine, onu kaçırır. Yaşanan çatışmada Ağa'nın yeğenini öldürüp Abdi Ağa'yı yaralayarak dağa çıkar. Deli Durdu gibi eşkıyaların yanında pişer, ancak onların halka zulmeden yöntemlerini reddederek yoksul köylünün koruyucusu, efsanevi bir halk kahramanı haline gelir. Köylüleri topraklarını geri almak için cesaretlendirir.
Iraz
Kocası Hüseyin'in ölümü sonrası, oğlunu büyütmek için tek başına direnen, toprağını geri almak için verdiği kavgada oğlu Rıza'yı haince bir pusuda (Kalaycı ve Aliler tarafından) kaybeden acılı Anadolu kadınıdır. Hatçe ile birlikte hapis yatar; bütün ana yüreğiyle Memed'in deyişiyle 'şahin' mücadelesine destek olur.
Koca Osman
Çiçeklideresi köyünün önde gelen, seksenlik yaşlı ninesi/dedesi konumunda aksakallı bir köylü. Ali Safa'nın baskılarına direnmiş, Memed'i kahramanı (şahini) sıfatıyla benimsemiş ve ona köyün toprağını bağışlayarak umut sunmuştur.
Recep Çavuş
Deli Durdu'nun çetesindeki tecrübeli ve yaşı ilerlemiş bir eşkıyadır. Dağlarda 3 yıl boyunca katlanmıştır. Memed'in gelişiyle birlikte çetedeki adaletsizliği daha çok sorgulamaya başlar. Sonunda, jandarmaların baskınında Memed ile birlikte köşeye sıkışır ve onu kurtarmak için öne atılıp kendini feda ederek ölür.
Topal Ali
Dikenlidüzü'nde ve Çukurova'da taşların, kuşların ayak izini sürebilen ünlenmiş bir izcidir. Abdi Ağa'nın talimatıyla Memed'in peşine düşer ama Memed'in haksızlığa isyan eden yiğit bir köylü olduğunu, Abdi'nin ise kötülüğün kendisi olduğunu anlar, bu yüzden Memed'i koruyup jandarmayı bilerek yanlış izlere yönlendirir.
Yaşar Kemal
Yaşar Kemal, 1923'te Osmaniye'nin Hemite köyünde Kemal Sadık Gökçeli adıyla doğdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Van yöresinden göç edip Çukurova'ya yerleşmiş bir Kürt ailesiydi. Üç yaşlarında bir kaza sonucu sağ gözünü yitirdi; beş yaşındayken babasının köy camisinde bıçaklanarak öldürülmesine tanık oldu, bu sarsıntının ardından on iki yaşına dek kekeledi. Öğrenimini sürdüremedi; pamuk tarlalarında ırgatlık yaptı, Kadirli'de arzuhalcilik etti. Genç yaşta Toroslar'da ağıt derlemeye koyuldu, bu derlemeler 1943'te kitaplaştı. 1950'de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. Ertesi yıl İstanbul'a gidip Cumhuriyet gazetesinde röportaj yazmaya başladı; Anadolu'yu adım adım dolaşarak yazdığı bu metinler ona geniş bir okur kazandırdı. 1952'de ilk öykü kitabını, 1955'te İnce Memed'i yayımladı. Ağanın zulmünden dağa çıkan bir köylünün öyküsü kırka yakın dile çevrildi. Ardından gelen Çukurova romanlarında ve İnce Memed'in devam ciltlerinde aynı toprağı, aynı insanları büyüyen bir destan halinde yazdı. Türkiye İşçi Partisi'nde yöneticilik yaptı; yazıları yüzünden defalarca yargılandı, 1990'larda Kürt meselesine dair bir yazısı nedeniyle ertelenmiş hapis cezası aldı. Sözlü geleneğin destan, masal ve ağıt dilini toplumsal gerçekçilikle birleştirdi; Toroslar'ın ve Çukurova'nın doğasını insanın kaderiyle iç içe anlattı. Nobel'e aday gösterildi, Cino Del Duca Dünya Ödülü'nü ve Alman Kitapçılar Birliği Barış Ödülü'nü aldı. 28 Şubat 2015'te İstanbul'da öldü.