
İvan Gonçarov
İvan Gonçarov'un ünlü romanı Oblomov, tembellik, iradesizlik ve sürekli erteleme (Oblomovluk) hastalığına tutulmuş soylu İlya İlyiç Oblomov'un hikâyesini anlatır. Toplumsal değişime ayak uyduramayan, yataktan çıkmayan ve hayata kayıtsız kalan karakter, 19. yüzyıl Rusya'sındaki işlevsiz aristokrasiyi ve durağanlığı simgeleyen "gereksiz adam" tipinin en belirgin örneğidir.
Oblomov'un içindeki yaşama, sevme ve faydalı olma arzusu ile çocukluktan beri ruhuna işleyen 'Oblomovluk' (harekete geçme korkusu, konfor alanı bağımlılığı, idari ve pratik konulardaki tam yetersizlik) arasındaki trajik mücadele. Zihinsel istek ile iradi felç arasındaki dışa vurulan çatışma.
St. Petersburg şehri (Gorohovaya Caddesi, yazlık bölgesi, Viborg Mahallesi) ve çocukluk anılarında, rüyalarda var olan uzak, ütopik Oblomovka çiftliği.
19. yüzyıl ortaları (1840'lar - 1850'ler). Çarlık Rusyası'nın, serfliğin kaldırılmasından ve büyük reformlardan hemen önceki geçiş dönemi.
Dışarıdaki gürültülü ve hareketli şehir yaşamına (Petersburg) tezat oluşturan, kapalı kapılar ardında havasız, tozlu, uyuşturucu, kasvetli ama zaman zaman masalsı ve melankolik bir durağanlık. Hayallerde yaşatılan Oblomovka'nın güneşli, tasasız, anne şefkatiyle sarmalanmış yumuşak atmosferi.
Her şeyi bilen (omniscient), üçüncü tekil şahıs. Anlatıcı bazen karakterlerin iç dünyalarına, geçmişlerine ve rüyalarına çok yakından, detaycı ve ironik bir dille odaklanır ancak yargılamaktan çok onları anlamaya ve okura açıklamaya çalışan babacan bir üslup benimser.
İnsanlar ya eski dünyanın kurallarına göre uyuşuk, rahat, miras bırakılanla yetinen ve değişime direnen bir varoluş sürdürürler ya da yeni dünyanın kuralı olan durmaksızın çalışma, okuma, öğrenme ve hedefler peşinde koşma zorunluluğuna ayak uydururlar. Eski sistemin (Oblomovluk) insanları, dış dünyanın (iş, evrak, taşınma, yüzleşme) en küçük dayatmasına tahammül gösteremeyip ruhsal ve fiziksel hastalıklara yakalanırlar.
Rus toplumunda eski toprak sahibi soylu sınıfının (derebeylerinin) giderek işlevini yitirmesi, çalışmayı ve para kazanmayı soyluluğa yakıştırmaması. Buna karşılık, Avrupa eğitiminden geçmiş, pratik, rasyonel ve burjuva niteliklere sahip yeni bir aydın/iş insanı sınıfının (Ştoltz) ortaya çıkışı.
Kişiler çember üzerinde eşit aralıklarla dizilir; çizgilere tıklayarak ilişki türü ve dinamiğini okuyabilirsiniz.
Bir çizgiye tıklayarak ilişki detayını açın.
Biri tamamen durağanlığı, diğeri ise sürekli hareketi temsil eden iki okul arkadaşı. Ştoltz, Oblomov'u yerinden kaldırmak, dış dünyaya sokmak için ebeveyn gibi zorlar; Oblomov ise Ştoltz'un bitmez tükenmez enerjisine hayranlık ve yorgunluk arası bir hisle bakar. Ştoltz, Oblomov'un saflığına ve temiz kalbine değer verirken, Oblomov Ştoltz'u güçlü iradesi için bir cankurtaran gibi görür.
"Şimdi ya da hiçbir zaman!" diyerek Ştoltz'un, Oblomov'u Avrupa seyahatine ve hayatını değiştirmeye zorlaması.
Olga, Oblomov'u tembellik bataklığından çekip çıkararak adeta onu yeniden yaratmayı (Pygmalion ve Galatea'nın tersi) hedefler ve bu sürece aşık olur. Oblomov ise Olga'yı bir ideal, bir melek olarak görür ve onun yanında uyanır, ancak onun sürekli talep eden, gelişime zorlayan enerjisi karşısında yetersiz kalarak korkuya kapılır. Başlangıçtaki heyecan, zamanla yerini Oblomov'un hayat standartlarını karşılayamama gerçeği karşısında çöküşe bırakır.
Oblomov'un ayrılık niyetini belirttiği uzun mektubu yazması ve Olga'nın ağlaması, her ikisinin de beklentilerindeki uyuşmazlığı hissetmelerindendir.
Eski düzenin son temsilcileri gibidirler. Birbirleri olmadan yapamazlar ancak sürekli tartışırlar. Zahar, efendisine küfredecek kadar laubali fakat onun uğruna canını verecek kadar sadıktır; Oblomov ise çoraplarını dahi kendi giyemediği için Zahar'a mecburdur.
Oblomov'un 'Zahar!' diye her seslenişinde Zahar'ın sobanın üzerinden homurdanarak inmesi ve Oblomov'un kendi uyuşukluğu için onu suçlaması.
Oblomov Olga'nın yanındaki stresli 'ideal' yaşamdan kaçıp Agafya'nın sunduğu hiçbir şey istemeyen, eleştirmeyen ve sadece onun rahatını sağlayan eve sığınır. Agafya, Oblomov'u bir aziz gibi sever, onun her ihtiyacını sessizce yerine getirir ve ikili arasında mantığa değil salt bedensel ve gündelik konfora dayalı bir düzen kurulur.
Agafya'nın, Oblomov'un rahatı bozulmasın diye ondan gizlice kendi incilerini ve elbiselerini rehine verip mutfak masraflarını karşılaması.
Olga'nın Oblomov'la yaşadığı acı tecrübeden sonra, Ştoltz onun dünyayı anlama ve hedefler koyma yolunda gerçek rehberi olur. Aralarındaki ilişki akıl ve saygı çerçevesinde başlar, sonradan derin, sağlam ve eşitlikçi bir evliliğe dönüşür. Ştoltz, Olga'nın dipsiz entelektüel merakını besler.
İsviçre'de, nehir veya dağ kenarında, Ştoltz'un Olga'ya hayatın amacını açıkladığı ve Olga'nın ona inanarak bağlılığını gösterdiği kısımlar.
Tarantiyev kaba, gürültücü ve dolandırıcı bir eğilim taşır; Oblomov'un çaresizliğini kullanarak onun parasına, kıyafetlerine ve yemeğine çöker. Oblomov ise tartışmaktan ve itiraz etmekten kaçındığı için bu duruma göz yumar.
Tarantiyev'in Oblomov'un ipekli takım elbiselerini zorla kendi üstüne geçirmesi ve onun adına evi kiralarken sözleşmeye ağır şartlar koydurtması.
Zahar tembel, beceriksiz ve pasaklıyken; Anisya hamarat, becerikli ve akıllıdır. Mutfakta ve ev işlerinde Anisya kısa sürede kontrolü ele alır; Zahar başlangıçta huysuzlanır, karısına otorite kurmaya çalışsa da Anisya'nın üstünlüğünü ve evi çekip çevirdiğini kabullenmek zorunda kalır.
Zahar'ın bardakları kıracakken, Anisya'nın tepsiyi onun elinden ustaca alıp her şeyi yerli yerine koyması ve Zahar'ın onun kendisinden zeki olduğunu fark etmesi.
İvan Matveyeviç, kız kardeşi Agafya'nın saflığını ve iş bilmezliğini kendi maddi çıkarları için acımasızca kullanır. Agafya, erkek otoritesine sorgusuzca baş eğen bir yapıda olduğu için abisinin kendisine imzalattığı boş kağıtların aslında Oblomov'a kumpas kurmak (sahte borç senedi) amacıyla yapıldığını anlamaz.
İvan Matveyeviç'in, kız kardeşine uzun ve hukuki kelimelerle dolu senedi 'ev masrafları gereği' diyerek okutmadan imzalatması.
Her ikisi de Oblomov'un uyuşukluğundan ve saflığından kâr sağlamak üzere birleşen kurnaz şehirli tipleridir. Bir araya gelip sahte kira kontratları ve sahte senetlerle planlar kurar, avlarını nasıl sağacaklarını içki masalarında iştahla tartışırlar.
Meyhanede baş başa verip Oblomov'dan binlerce rubleyi yasal yollar kılıfı altında nasıl sızdıracaklarını tasarlamaları.
Aleksiyev, yüzü, sesi ve varlığı belli olmayan, etliye sütlüye karışmayan silik bir adamdır. Oblomov onu sadece kalabalık yapsın, canı istediğinde konuşabileceği uysal bir obje olsun diye odasında barındırır.
Aleksiyev'in Oblomov'un yatağı önünde saatlerce oturup, kendi adını bile savunmayarak her şeye 'evet' demesi ve sadece varlığıyla bir fon oluşturması.