
George Orwell
George Orwell'in kült eseri Hayvan Çiftliği, insanların sömürüsüne karşı birleşerek çiftliğin yönetimini ele geçiren ve daha eşit bir düzen kurmayı hedefleyen hayvanların, zamanla nasıl otoriter ve yozlaşmış bir diktatörlüğe dönüştüğünü anlatan alegorik bir siyasi hiciv romanıdır.
Sıradan hayvanların baskı ve sömürüden kurtularak eşit, özgür bir toplum kurma çabalarının, bizzat isyana liderlik eden domuzların gücü ele geçirip yozlaşmasıyla içsel ve dışsal bir ihanete uğramasıdır. Devrimin saf idealleri ile liderrin bencilce, acımasız diktatörlüğü arasındaki trajik mücadele.
İngiltere'nin kırsalında, başlangıçta ve sonda Bay Jones'a ait devredilen 'Beylik Çiftlik' (Manor Farm), ara dönemde ise bağımsız 'Hayvan Çiftliği'.
Belirsiz, yirminci yüzyılın ilk yarısı (Rus Devrimi ve sonrasındaki Sovyet Rusya dönemini alegorik olarak yansıtan yıllar).
Gergin, başlangıçta umutlu ve coşkulu ancak giderek karanlıklaşan, baskıcı, güvensiz, ironik ve kasvetli bir hava hakimdir.
Her şeyi bilen, üçüncü şahıs tanrısal bir anlatıcı; ancak üslup olarak olayları eğitimsiz hayvanların saf, her söylenene inanmaya meyilli bakış açısından aktaran, bu sayede çarpıcı bir dramatizm ve keskin bir durum ironisi yaratan masalsı bir sestir.
Başlangıçta 'Bütün hayvanlar eşittir' ve 'İki ayaklılar düşmandır' temeline dayanan, insan davranışlarının (giysi giymek, yatakta yatmak, ticaret yapmak) kesinlikle yasaklandığı hür bir Animalism (Hayvan-ism) cumhuriyeti. Ancak kurallar, gücü tekelinde tutan domuzlar tarafından gece karanlığında boya fırçasıyla gizlice değiştirilir; 'Bütün hayvanlar eşittir, fakat bazıları diğerlerinden daha eşittir' noktasına evrilen elitist, kanlı ve cezalandırıcı bir hiyerarşi mevcuttur.
İnsan merkezli bir tahakküm dünyasında, ezilmiş işçi sınıfını temsil eden hayvanların isyanıyla başlayan, Karl Marx'ın fikirleri, Rus Devrimi, Stalin dönemi tasfiyeleri ve totaliter rejimlerin tarihsel bağlamına sıkı sıkıya dokunmuş bir alegorik kültür.
Kişiler çember üzerinde eşit aralıklarla dizilir; çizgilere tıklayarak ilişki türü ve dinamiğini okuyabilirsiniz.
Bir çizgiye tıklayarak ilişki detayını açın.
Başlangıçta devrimin iki önemli lideri olarak iş birliği yapsalar da, zamanla her konuda zıt düşerler. Snowball projeler ve toplumsal inkişaf peşinde koşarken, Napoleon perde arkasında diktatörlüğünü pekiştirecek askeri bir güç (yavru köpekler) kurar ve güç dengesini kalıcı olarak lehine çevirir.
Yeldeğirmeni planlarının oylamasında Napoleon'un beklenmedik bir şekilde tiz bir ses çıkarıp gizlice eğittiği köpekleri Snowball'un üzerine salması.
Napoleon, korku ve şiddetle hükmederken, Squealer bu baskı rejimine meşruiyet sağlayan yumuşak gücü temsil eder. Squealer tamamen Napoleon'a itaat eder, onun suçlarını aklar ve gücün sürdürülmesinde kusursuz bir demagog işlevi görür.
Geceleri duvar yazılarındaki Yedi Emir iptal edildiğinde ya da değiştirildiğinde Squealer'ın boya kutusuyla ortalarda yakalanması.
Çiftliğin en güçlü ve saf karakteri ile en yaşlı ve kinik karakteri arasında kelimelere dökülmeyen derin bir bağlılık vardır. Benjamin, hiçbir şeye değer vermemesine rağmen boş günlerinde sadece Boxer'ın yanında otlamayı kabul eder ve felaketi hissettiğinde kayıtsızlığını sadece onun için bozar.
Pazar günleri yemişliğin ötesindeki küçük çayırda ikisinin tek kelime etmeden yan yana otlaması ve Benjamin'in Boxer at kasabına götürülürken feryat edip arabayı durdurmaya çalışması.
İkisi de çiftliğin cefakar ve çalışkan atlarıdır. Ortak kaderleri onları birbirine yaklaştırır. Clover, Boxer'ın aşırı çalışma arzusu karşısında sürekli endişelenir ve yaşlandığında ona anaç bir şekilde bakmaya çalışır, ancak Boxer'ın kör sadakatini engelleyemez.
İnek Ahırı Çarpışmasından sonra Clover'ın Boxer'a lapa yapması ve 'bir atın akciğerleri ebediyen dayanamaz' diye onu uyararak daha az çalışmasını öğütlemesi.
Yüz yüze doğrudan fiziksel bir çatışmaları olmasa da, Koca Major'un isyan fikri tamamen Jones'un sömürgeci düzenine ve tiranlığına karşıdır. Major, Jones'u hayvan sefaletinin asli sebebi olarak gösterir.
Koca Major'un rüyasını anlattığı toplantıda 'İnsanı hayat sahnesinden kaldırın, açlığımızın ve fazla çalışmamızın sebebi ebediyen kalkar' şeklindeki konuşması.
Boxer, Napoleon'un en büyük destekçisi ve çiftliğin belkemiği iken, Napoleon ona bir eşya ya da ucuz işgücü muamelesi yapar. Boxer son nefesine kadar 'Napoleon daima haklıdır' derken, Napoleon onu yorulup hastalandığında soğukkanlılıkla at kasabına satar.
Boxer hastalandığında Napoleon'un güya tedavi için hastane ayarladığını söyleyip onu gizlice at kasabına göndermiş olması.
Clover, devrimin ahlakını savunan ağırbaşlı bir anne figürü iken Mollie tamamen bencillik ve gösteriş peşindedir. Clover, Mollie'nin eski insan sahiplerine olan gizli zaafını görüp onu sertçe uyarır ancak Mollie bu baskıya dayanamayıp kaçar.
Clover'ın Mollie'yi çitin kenarında komşu çiflikten bir adamla gizlice konuşurken ve adamın onun burnunu okşamasına izin verirken sertçe yüzleşerek sorgulaması.
Snowball, devrimin felsefesi olan Hayvan-izm'i hayvanlara aşılamak ister fakat Mollie'nin son derece yüzeysel ve bencilce sorularına tahammül etmekte zorlanır. Mollie'nin lüks tutkusunu (kurdeleler) esaretin sembolü olarak görür.
Mollie'nin 'İsyandan sonra hala şeker olacak mı?' ve 'Kurdele takabilecek miyim?' gibi aptalca sorularına, Snowball'un 'O kurdeleler esaret nişanesidir' diye karşı çıkması.
Boxer tamamen eğitimsiz olsa da dürüsttür ve olayların gidişatındaki yanlışlıkları bazen sezebilir (özellikle Snowball'un bir hain olduğu iddialarına karşı çıkar). Squealer, Boxer'ın güçlü ama az çalışan beynini karmaşık, ikna edici ve tehditkar söylemlerle ezmek zorunda kalır.
Squealer'ın Snowball'un ajan olduğunu söylediğinde Boxer'ın kabul etmemesi; ancak Squealer'ın 'Napoleon yoldaş böyle diyor' dediği anda Boxer'ın derhal teslim olması.
Eski düşmandırlar ama menfaat icabı gizli ticarete başlarlar. Napoleon kendini çok kurnaz sanıp keresteyi Frederick'e satar, ancak daha kurnaz olan Frederick sahte parayla Napoleon'u dolandırır ve ardından çiftliğe kanlı bir saldırı düzenler.
Kereste satışı sonrası sahte banknotların ortaya çıkmasıyla Napoleon'un, dalkavukluk yaptığı Frederick için birdenbire 'diri diri kaynatılacak' ölüm fermanı vermesi.