
Victor Hugo
Victor Hugo'nun 1831'de yayımlanan klasik romanı Notre Dame de Paris, 15. yüzyıl Paris'inde çirkin zangoç Quasimodo, güzel çingene Esmeralda ve tutkulu Başdiyakoz Frollo arasındaki trajik aşkı, kaderi ve toplumsal yozlaşmayı anlatır. Notre Dame Katedrali'nin merkezinde geçtiği eser,Gotik mimariyi koruma amacı taşır.
Saf güzellik ile sakatlığın, merhamet ile bağnazlığın çatışması ekseninde; Frollo'nun bastırılmış karanlık arzularının ve dönemin acımasız sosyal yargılarının, masum bir Çingene kızı olan Esmeralda'yı kaçınılmaz bir felakete (kaderin ağına) sürüklemesi.
Paris. Notre-Dame Katedrali, Greve Alanı, Adliye Sarayı, Bastille zindanları ve Mucizeler Sarayı gibi Ortaçağ kentine özgü mekanlar.
1482 yılı, 15. yüzyıl sonları (Fransa Kralı XI. Louis dönemi).
Karanlık, gotik, baskıcı ve trajik. Ortaçağ'ın kasveti, serserilerin kontrolündeki sokakların tehlikesi ve Notre-Dame'ın taştan ağırlığı etrafında şekillenen, hüzünlü ve hurafelerle dolu bir atmosfer.
Zaman zaman doğrudan okuyucuya hitap eden, felsefi ve tarihsel yorumlar (19. yüzyıl perspektifinden) katarak olaylara yön veren, her şeyi bilen (ilahi/hakim) bir anlatıcı sesi.
Toplum keskin sınırlarla sınıflara ayrılmıştır. Kilise ve krallık mutlak güce sahiptir ancak kiliselerin içine sığınanlara dokunulamaz (barınak hakkı). Adalet sistemi büyük oranda işkence ile itiraf ettirmeye ve batıl inançlara (cadılık, büyücülük) dayanır. Gece sokakları, kendi kanunları olan serserilere ve hırsızlara (Mucizeler Sarayı cemaati) kalır.
Ortaçağ'dan Rönesans'a geçiş sancısı çekilen, matbaanın yeni yeni yayıldığı, Gotik mimarinin ihtişamla dikildiği ancak toplumsal olarak son derece bağnaz, yozlaşmış ve merhametsiz bir kültür. Büyücü avları ve halka açık işkenceler olağandır.
Kişiler çember üzerinde eşit aralıklarla dizilir; çizgilere tıklayarak ilişki türü ve dinamiğini okuyabilirsiniz.
Bir çizgiye tıklayarak ilişki detayını açın.
Frollo'nun Esmeralda'ya duyduğu bastırılmış şehvet, zamanla ölümcül bir saplantıya ve nefrete dönüşür. Güç Frollo'dadır, kızı ya kendine bende etmeye ya da yok etmeye çabalar.
"Ya öleceksin, güzel kız, ya da benim olacaksın! Rahibin olacaksın! Dinden çıkmışın olacaksın!"
Quasimodo'nun kendisinden tiksinildiğine inandığı dünyada, Esmeralda'nın ona su vermesi bu sevgiyi ateşler. Quasimodo kızı bir tanrıça gibi korur, ona dokunmaya bile kıyamaz.
"Siz, siz bir güneş ışını, bir çiğdem damlası, bir kuş cıvıltısısınız! Bense, korkunç bir şeyim, ne insan, ne hayvan..."
Frollo Quasimodo'yu sahiplenip büyütmüş, ona efendilik yapmıştır. Quasimodo ona bir köpek sadakatiyle bağlıdır ancak Esmeralda devreye girince bu sadakat kopma noktasına gelir.
Quasimodo babalığını şimdiye kadar ne bir köpeğin, ne bir atın, ne de bir filin sahibini asla sevmediği kadar seviyordu.
Esmeralda Phoebus'ü hayatının mucizesi ve büyük aşkı olarak görürken, Phoebus'ün niyetleri tamamen fiziksel bir anlık zevke ve yalan bir soylu kibirine dayanır.
"Seni sevmek mi, hayatımın meleği! Bedenim, kanım, canım, ruhum, hepsi senin, hepsi senin için."
Esmeralda Gringoire'ı idamdan kurtarmak için eş olarak kabul eder ancak aralarında sadece platonik ve mesafeli bir dostluk gelişir. Gringoire daha çok kişisel selametini düşünür.
"Bu da bir dert... Ama nideyim ki, bir bakireyle evlenmek bahtsızlığına uğradığım için böyle oluyor."
Paquette yıllarca kızını çingenelerin kaçırıp öldürdüğünü sanarak ondan nefret eder. Kızın kendi kızı olduğunu anladığında ise onu kurtarmak için ölesiye savaşır.
"Kızım! Kızım! Yavruma kavuştum. Ama, inanılır gibi mi bu öykü?"
Claude kardeşini evlat gibi yetiştirip onun üzerinden eksik sevgisini tatmin etmeye çalışırken, Jehan'ın haylazlıkları ve alkolizmi Claude'da hayal kırıklığına yol açar.
"Siz bana karşı o kadar iyi davranıyorsunuz, bana o kadar güzel öğütler veriyorsunuz ki, her zaman hep size dönüyorum."
Toplumsal ve ailevi beklentiler üzerine kurulu, kıskançlık ve soğukluk içeren bir ilişki. Phoebus için bir angaryadır.
Fleur-de-Lys onu seviyordu, kendisi de onun nişanlısıydı; subayın ona karşı duyduğu eski istek bütün tazeliğiyle değilse bile, bütün şiddetiyle uyanmıştı.
Clopin, Esmeralda'yı çetesinin bir üyesi olarak himaye eder ve kendi kurallarına göre onu kurtarmak için Notre-Dame katedraline saldırmayı bile göze alır.
"Kiliseni kurtarmak istiyorsan kızı bize geri vermeni, yoksa onu alacağımızı, kiliseyi de yağma edeceğimizi bildiriyoruz sana."