Vatan Yahut Silistre — 4 karakter
Abdullah Çavuş
Miralay Sıdkı Bey'in emrinde savaşan, orduda çok şey görüp geçirmiş ihtiyar bir çavuştur. Ölümle arasındaki ciddiyet perdelerini yıllar önce yıkıp geçmiş bir adam olarak cephenin dehşet verici koşullarını tamamen kanıksamıştır. En büyük patlamalarda veya ölümcül durumlarda ünlü repliği 'Kıyâmet mi kopar?' lafıyla ortamın dramatik ağırlığını alarak cesaret aşılar. Gönüllü olan İslâm Bey'e sızma harekatı sırasında eşlik etmiş ve onu ölümün kıyısından almıştır.
İslâm Bey
İslâm Bey, genç yaşında vatanın tehlikede olduğunu görüp gönüllü olarak savaşa atılan idealist bir beyoğludur. Sevdiği kız Zekiye Hanım'a duyduğu büyük aşka ve ona henüz veda etmiş olmasına rağmen, düşman sınırda beklerken evde oturmayı onursuzluk sayar. Top mermileri ve kurşunlar altında arkadaşlarına vatan sevgisini bir hatip edasıyla aşılar. Gönüllü olarak tehlikeli görevlere önderlik eden ve düşman cephaneliğini canı pahasına havaya uçurmaktan çekinmeyen, oyunun vatan misyonunu sırtlayan asıl kahramanıdır. Hikayedeki yeri, vatanın şahsi her tutukudan evla olduğunu öğretmektir.
Sıdkı Bey (Ahmed Bey)
Silistre kalesi kuşatmasında Miralay (Albay) rütbesiyle en üst komutandır. Asıl adı Ahmed'dir. Namusunu korumak için rezil bir soylusunun oğlunu geberttiği için idama mahkum edilmiş, arkadaşı sayesinde firar etmiştir. Divan-ı harp kaçağı olduğu halde vatan savunmasından kaçmamak için rütbesiz er ('Sıdkı' adıyla) olarak orduya yeniden katılmış ve onca yıllık fedakarlığı sayesinde tekrar albaylığa yükselmiştir. Cephe boyunca sarsılmaz iradesini ve bilgeliğini gençlere aktarır. Yıllardır ölü bildiği ailesi sandığı kızla (Zekiye) cephede farkında olmadan karşılaşır.
Zekiye Hanım
Babasını ölü bilen ve bir dadı tarafından korunaklı bir evde büyütülen kırılgan bir genç kızdır. Ancak İslâm Bey'e duyduğu yoğun aşk ve vatanseverlik hisleri, onu evinin sınırlarından çıkarır. İslâm Bey savaşa gidince, onun ardından kalarak pasif bir matem yaşamak yerine saçlarını keser, erkek giysileri giyer ve kendine 'Âdem' adını vererek gönüllüler arasına katılır. Savaş alanında yaralılara bakar, İslâm tehlikeye düştüğünde onun peşinden gitmek ister. Karakter, oyun boyunca Osmanlı kadınının edilgen sınırlarını yıkarak, vatan müdafaasının kadın-erkek ayrımı olmaksızın herkesin görevi olduğunu simgeleyen bir savaşçıya evrilir.