
İvan Turgenyev
İvan Turgenyev’in 1862 tarihli başyapıtı Babalar ve Oğullar, 19. yüzyıl Rusya’sındaki kuşak çatışmasını ve geleneksel değerler ile dönemin yeni radikal felsefesi olan nihilizm arasındaki zıtlığı işleyen klasik bir romandır.
Hayattaki hiçbir otoriteyi ve inancı kabul etmeyip sadece bilime ve maddeye inanan nihilist felsefe ile, aşk, sanat, onur ve aile bağlarına dayanan eski romantik aristokratik değerler arasındaki uzlaşmaz düşünsel ve eylemsel çatışma.
Rusya'nın taşra bölgeleri: Nikolay Petroviç'in 'Maryino' adlı çiftliği, Anna Odintsova'nın 'Nikolskoye' malikânesi, K... kenti ve Yevgeniy Bazarov'un babasının ıssız, mütevazı köy evi.
1859 yılının Mayıs ile yaz sonu arasındaki aylar (ve epilogda altı ay sonrası ile takip eden yıllar).
Gergin, hüzünlü ve değişimin eşiğindeki kırılgan bir sessizlik hissi. Kasvet ile nostalji, doğanın güzelliği ile insan ruhunun huzursuzluğu yan yanadır.
Her şeyi bilen, zaman zaman karakterler hakkında yorumlar yapan, gözlemci ve hem babalara hem de oğullara karşı empatik bir yaklaşım sergileyen üçüncü tekil şahıs dış anlatıcı.
Katı toplumsal sınırların aşınmaya yüz tuttuğu, Batılı fikirlerin Rus kırsalında sarsıntılar yarattığı; ancak ne eski toprak sahiplerinin tam anlamıyla işleyebildiği ne de yeni nihilist aydınların halka gerçekten inebildiği gerçekçi bir dünyadır. Doğa ve biyolojik kurallar mutlaktır.
Toprak köleliğinin (serfliğin) kaldırılmasının arifesinde, ilerici gençler (nihilistler/radikaller) ile romantik ve eski usul aristokratlar arasında büyük bir uçurumun oluştuğu 19. yüzyıl ortası Çarlık Rusyası.
Kişiler çember üzerinde eşit aralıklarla dizilir; çizgilere tıklayarak ilişki türü ve dinamiğini okuyabilirsiniz.
Bir çizgiye tıklayarak ilişki detayını açın.
Başlangıçta Bazarov dominant öğretmen, Arkadiy ise itaatkar öğrencidir. Zamanla Arkadiy'in romantik doğası ağır basar ve ideolojik uzaklaşma ile yolları ayrılır.
Samanlıkta yatarlarken Arkadiy ile Bazarov tartışırlar ve Bazarov soğuk bir şekilde yollarının ayrıldığını, Arkadiy'in 'babalarının' dünyasına ait olduğunu söyler.
Bazarov'un kaba, pratik ve her şeyi yıkan tavrı, Pavel'in ince, asilzade ve prensiplere dayalı egosuyla sürekli çatışır. Karşılıklı nefret bir düelloya kadar tırmanır.
Pavel Petroviç, Bazarov'un Feneçka'yı öptüğünü gördükten sonra onu sözde ideolojik farklılıklar bahanesiyle düelloya davet eder.
Bazarov aşka ve romantizme inanmadığı halde Anna'ya karşı şiddetli ve acı verici bir tutku duyar; Anna ise ondan etkilenmesine rağmen huzurunu bozmamak için onu reddeder.
Otel odasında Bazarov, Anna'yı pencere önünde hiddetle ve tutkuyla göğsüne bastırmaya çalışır, ardından hislerinin bir aptallık olduğunu söyleyerek orayı terk eder.
Başlangıçta Arkadiy'in benimsediği yeni fikirler babasıyla arasında bir utanç ve yabancılaşma duvarı örer; fakat Arkadiy asıl kimliğine dönünce bu sevgi dolu ilişki yeniden güçlenir.
Kitabın başında Arkadiy, babasının Feneçka ve bebek Mitya konusundaki mahcubiyetini gidermek adına onu yüreklendirerek kucaklar.
Arkadiy, Odintsova'nın gölgesinden çıkarak Katya'nın sessiz ama zeki doğasını fark eder. Katya onu sessizce yönlendirir ve Bazarov'un etkisinden kurtarır.
Nikolskoye'deki bahçede bir ağacın gölgesinde otururlarken Arkadiy ona olan sevgisini ilan eder ve Katya gülümseyerek teklifini kabul eder.
Nikolay, sosyal statü farkından ve ağabeyinden çekinerek bu ilişkiye resmiyet kazandıramaz; ancak Feneçka ona sonsuz sevgi ve saygı duyar. Sonunda eşitlenirler.
Pavel'in düellodan sonra verdiği tavsiye üzerine Nikolay nihayet cesaretini toplar ve Feneçka ile resmi olarak evlenmeye karar verir.
Pavel, Feneçka'yı yıkıcı bir aşkla bağlandığı ve kaybettiği Prenses R'ye benzetir. Hem ondan uzak durur hem de gizliden gizliye ona karşı saygılı ve korumacı bir sevgi besler.
Düelloda yaralandıktan sonra Pavel, Feneçka'ya bakarken 'Prenses R'ye ne kadar da benziyor...' der ve ardından kardeşine Feneçka ile evlenmesi için ısrar eder.
Baba oğluna adeta tapar, onun büyük bir adam olacağına inanır, ancak oğlunun sertliği ve kopukluğu yüzünden sevgisini saklamak zorunda kalır.
Vasiliy İvaniç, oğlunu darlamamak için karısı Arina'yı uyarır ve onu rahatsız edip evden kaçırmamak adına sevgi sözcüklerini yutar.
Anna, Katya üzerinde görünmez ama ağır bir baskı kurar. Katya ablasının gölgesinde sinik kalır ancak içten içe bu bağımlılıktan kurtulmanın yollarını arar.
Katya, Arkadiy'e ablası yüzünden kendisini çok yalnız hissettiğini ve şayet onu ezecek baskın bir koca adayı gelse sırf ablası gibi bağımsız kalmak için bunu reddedeceğini ifade eder.
Bazarov onu hoş, tatlı bir nesne gibi görür ve nihilist bir rahatlıkla ona yaklaşır; Feneçka da korkmasına rağmen onun yanında kendini rahat hisseder.
Sabah leylakların olduğu kameriyede Bazarov, gülleri koklamak bahanesiyle eğilerek irkilen Feneçka'yı dudaklarından öper.